| Suâl: Irkçılığın dinimizdeki
yeri nedir? Cevap: Kur'ân-ı kerîm ve
hadîs-i şerîfler, ırkçılığı, ırk üstünlüğünü kesin olarak reddetmektedir.
Birkaç misâl verelim! Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki:
(Ey insanlar, şüphesiz biz sizi, bir erkekle bir
kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık.
Muhakkak ki, Allah indinde en üstününüz, takvâda en ileri olanınızdır.) [Hucurât-
13]
[Takvâ, Allaha inanıp, O'nun emîr ve
yasaklarına riâyet etmektir. Kısaca harâmlardan sakınmak demektir.]
Bir önceki âyet-i kerîmede, (Ey îmân edenler),
buyurulurken, bu âyet-i kerîmede (Ey insanlar) şeklinde hitap edilmektedir.
Hitap yalnız inananlara değil, bütün insanlaradır. Bütün insanlar, aynı
ana-babadan, yâni Hz. Âdem ile Hz. Havva'dan meydana geldiler. Bu bakımdan bir ırkın
diğerine üstünlük taslamaya hakkı yoktur. Âyet-i kerîmede, tanışmakta kolaylık
olması için, milletlere ve milletler içinde kabîlelere ayrıldığımız ve Allah
indinde üstünlüğün, müslümanlığa bağlılıkla ölçüleceği bildirilmektedir
(Araplar veya Yahûdiler üstündür) denmiyor. Birkaç âyet önce de (Mü'minler
ancak kardeştir.) buyuruluyor. [Hucurât- 10]
Mü'minler Kardeştir
Arapların veya başka bir ırkın değil, yalnız
mü'minlerin kardeş olduğu açıkça bildirilmektedir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu
ki:
(Rabbiniz bir olduğu gibi, babalarınız, dininiz ve
Peygamberiniz de birdir. Arap'ın Acem'e, Acem'in Arap'a üstünlüğü olmadığı gibi,
kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur. Hiçbir milletin
diğerine üstünlüğü yoktur. Ancak takvâ bakımından biri diğerinden üstün
olabilir.) [İbni Neccâr]
[Acem, Arap olmıyan milletler demektir.]
(Acemlerden, dininizi kabûl edenler ve nesebinize
katılanlar olacaktır.) [Hâkim]
(Müslümanlar kardeştir. Takvâ hâli hâriç,
kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur.) [Taberânî, Ebû Nuaym]
(Allahü teâlâ, câhiliyyet övünmelerini sizden
kaldırdı. Hepiniz Âdem aleyhisselâmın evlâdlarısınız. Âdem ise topraktan
yarıtılmıştır.) [Tirmizî]
(Ey Kureyşliler, kıyâmet günü herkes ameli ile
gelir. Siz dünyayı omuzlıyarak gelmeyin! Bu hâlde gelip de, "Yâ
Resûlallah" deseniz, tarafınıza bakmam.) [Taberânî]
(İnsanlar bir tarağın dişleri gibi eşittir.)
[İbni Lâl]
(Irkçılık yapan da, ırkçılık için savaşan da
ve ırkçılık uğrunda ölen de, bizden değildir.) [Ebû Dâvüd]
Din ve Milleyitçilik
Suâl: Millet din demek olduğuna göre Fransız
milleti veya milliyetçiyim demek uygun mudur?
Cevap: Fransız milleti demekte mahzûr yoktur.
Millet kelimesi çeşitli ma'nâlara gelir. Birkaçı şöyle:
1- Din ma'nâsında kullanılır. "Millet-i
İbrâhim", "Millet-i Resûlullah" gibi.
2- Ümmet ma'nâsında, bir din mensuplarının
tamamına denir. "İslâm milleti", "Yahudi milleti" gibi.
3- Topluluk ma'nâsına gelir. "Küfr tek
millettir.", "Kâfir milleti zâlimdir." gibi.
4- Sınıf, cins, taife ma'nâsına kullanılır.
"Kadın milleti", "Şoför milleti" gibi.
5- Halk ma'nâsına kullanılır. "Bu
millet, iyiye lâyıktır." gibi.
6- Kavim ma'nâsında kullanılır. Din, dil,
tarih, gelenek, kültür, ideâl ve vatan birliği olan topluluk demektir. "Türk
milleti", "Arap milleti" gibi.
Milliyetçi demek, aynı dine mensup, aynı dili
konuşan, ortak tarihi olan, aynı gelenekleri ve aynı kültürü olan, aynı ideâle ve
aynı vatana sahip olan kimse demektir. "Ben milliyetçiyim." demek
yanlış olmaz. Kelimenin yalnız bir ma'nâsını düşünmek doğru değildir.
Bulunan Para
Suâl: (Bulunan bir parayı almak zengine harâm
oluyor da fakire niçin helâl? Harâm zengine de fakire de harâm değil mi?
Cevap: Dinimizin hükmü böyledir. Niçin böyle
hüküm konulmuş denemez. Zekât fakirin hakkıdır. Zengin, zekâtını başka zengine
verse kabûl olmaz. Zenginin veya bir günlük yiyeceği olan fakirin dilenmesi
harâmdır. Zekât fakirin hakkı olduğu gibi, bulunan para da sahibi bilinmiyorsa
fakirin hakkıdır. İçine harâm karışmış helâl parayı hediye olarak herhangi bir
kimseye vermek câizdir. Hepsi harâm olan parayı hiç kimsenin alması câiz değildir.
Bir kimse, harâm bir parayı fakire verse, fakir de harâm olduğunu bilmese, günâhı
fakire olmaz. |