Resimli,
sesli
Namaz rehberi hakkında
Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde bir vakit
namaz var idi. Yâni her ümmet mutlaka namaz kılardı. Kimisi sabah, kimisi öğle,
kimisi akşam, kimisi yatsı namazı kılardı. Hepsinin kıldığı, bir araya toplanarak
bize farz edildi.
Namaz kılmak, îmânın şartı değil ise de,
namazın farz olduğuna inanmak, îmânın şartıdır. Mükellef olan yâni akıllı ve
ergenlik çağına gelmiş olan her müslümanın, hergün beş vakit namaz kılması "Farz-ı
ayn"dır. Farz
olduğu, Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde, açıkça bildirilmiştir.
Yedi yaşındaki çocuğa, namaz kılmasını
emretmek, on yaşında kılmaz ise, zorla kıldırmak lazımdır.
Namazla ilgili şu hadis-i şerîfler namazın
önemini açıkca göstermektidir:
(Namaz dinin direği, her hayrın anahtarıdır.)
(Kıyâmette kulun ilk sorguya çekileceği
ibâdet namazdır. Namaz düzgün ise, diğer ameller, ibâdetler kabûl edilir. Namaz
düzgün değilse, hiçbir amel kabûl edilmez.)
Tembellikle namaz kılmayıp fakat, her namaz
vaktinde namaz kılmadığı için üzülen, kâfir olmaz, ancak büyük günâh işlemiş
olur. Hadîs imâmları, söz birliği ile bildiriyor ki, "Bir namazı vaktinde amden
kılmıyan, yâni namaz vakti geçerken, namaz kılmadığı için üzülmeyen, kâfir
olur veya ölürken îmânsız gider." Yâ namazı, hâtırına bile getirmiyenlerin,
namazı vazîfe tanımıyanların hali ne olur?
Görülüyor ki, farz namazı kılmamak, îmânsız
gitmeğe sebep olmaktadır. Namaza devam, kalbin nûrlanmasına ve saadet-i ebediyyeye
yâni sonsuz saadete kavuşmaya vesîledir. Peygamberimiz (Namaz nûrdur.) buyurdu.
Yâni, dünyada kalbi parlatır. Âhırette sırâtı aydınlatır.
Namazda yapılması emrolunan her hareket, kalbe ve
bedene faydalar sağlamaktadır. Câmilerde cemâat ile namaz kılmak, müslümanların
kalblerini birbirlerine bağlar. Birbirlerinin kardeşleri olduklarını anlarlar.
İbâdetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı
Allahü teâlâya en çok yaklaştıran yararlı şey, namazdır. Peygamberimiz, (Namaz
dînin direğidir. Namaz kılan kimse, dînini kuvvetlendirir. Namaz kılmayan, elbette
dînini yıkar.) buyurdu.
Gençlerin ibâdet etmeleri, namaz kılmaları daha
kıymetlidir. Çünkü, nefislerinin kötü isteklerini kırmakta ve ibâdet etmek
istememesine karşı gelmektedirler.
Namazın dinimizde ayrı bir yeri olduğu için, bu
çalışmamızı herkesin kolaylıkla anlıyabileceği tarzda yaptık. Namazla ilgili
hiçbir bilgisi olmayan kimsenin bile kendi kendine öğrenip namazını kılabilmesini
hedefledik.
Bunun için; önce resim ve resim altında bilgi
verdik.Hemen bundan sonra, beş vakit namaz hakkında yeterli bilgi verdik. Daha sonra da bütün bu
bilgileri tablo haline getirdik.
Son bölümde de, itikat ve namaz ile ilgili
herkesin bilmesi gerekli olan iman ve inanılması lüzumlu bilgileri verdik.
Böylece, islamiyetle ilgili hiçbir bilgisi olmayan
veya yeni müslüman olmuş kimseler için de kısa,öz; fakat yeterli bilgi vermit olduk.
DÖRT REK'ATLIK FARZIN KILINIŞI
1- Abdest alınıp, ayakta olarak kıbleye dönülür. Ayakların
arası dört parmak açıklıkta olur. Kadınlar, vücûdun şekli belli olmayacak
şekilde, tepeden tırnağa kadar örtünür. Yalnız eller ve yüz açık kalır.
Ellerini kol ağzından dışarı çıkarmaz. Namazda, kadınlar için en iyi örtülü
olmanın en kolay şekli, ellerini de örtecek geniş bir başörtüsü ve ayaklarını da
örtecek, geniş ve uzun bir etektir.
Niyet edilir. Mesela, ikindi namazının
sünnetini kılıp farzına kalkınca “Allah rızâsı için bugünkü ikindi
namazının farzını kılmaya niyet ettim” denir. (Resimde görünüşü)
2- “Allahü ekber” diyerek iftitâh
tekbîri alınır.
Erkekler tekbîr alırken; ellerin içi
kıbleye karşı ve parmak araları normal açıklıkta bulunur. Başparmaklar kulak
yumuşağına değdirilerek eller yukarıya kaldırılır. (Resimde görünüşü
)
Kadınlar tekbîr alırken; ellerinin içi
kıbleye karşı, parmak araları normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizâsına
gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar. (Resimde görünüşü)
3- Tekbîrden sonra eller bağlanır.
Kıyamda yani ayakta iken secde edilecek yere bakılır.
Erkekler sağ elin avucu, sol elin üzerinde
ve sağ elin baş ve küçük parmağı sol elin bileğini kavramış olarak ellerini
göbek altında bağlarlar. (Resimde görünüşü)
Kadınlar Sağ el sol elin üzerinde olacak
şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin
parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar. Elleri baş örtüsünün altında tutmaya
çalışmalıdır. (Resimde görünüşü)
Ayakta sırasıyla;
- Sübhâneke,
- Eûzü Besmele
- Fâtiha sûresi
- Zamm-ı sûre okunur. Meselâ, innâa'taynâ... okunur. (Zamm-ı sûre,
namazda okunan sûrelere denir.)
4- “Allahü ekber” diyerek rükü’a varılır yani bel doksan derece eğilir ve burada
en az üç defa “Sübhâne rabbiyel-azîm” denilir. Rükü’da iken ayakların
üzerine bakılır.
Erkekler rükü’da, parmaklarını açıp, dizlerin üstüne
kor. Sırtını ve başını düz tutar. Bacaklarını ve kollarını dik tutarlar.(Resimde görünüşü)
Kadınlar rükûda, sırtını ve başını, bacaklarını, kollarını dik tutmaz.
Sırtlarını biraz meyilli tutarak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini
parmaklarını açmayarak dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük
bulundururlar. (Resimde
görünüşü)
Üç defa “Sübhâne rabbiyel-azîm”
dedikten sonra, “Semi’allahü limen hamideh” diyerek rükü’dan kalkılır
ve ayakta “Rabbenâ lekel-hamd” denilir.
5-Sonra, "Allahü ekber" diyerek secdeye varılır.
Secdeye inerken önce dizler, sonra eller, daha sonra da burun ve
alın yere konur. Secdede baş iki elin arasında ve hizâsında bulunur. El parmakları
birbirine bitişiktir. Secdede iken ayaklar kaldırılmaz. Secdede gözler kapalı olmaz.
Burada en az üç kere “Sübhâne rabbiyel-a’lâ” denilir.
Erkekler, secdede dirseklerini yanlarından
uzak, kollarını yerden kalkık bulundururlar. Ayaklar, parmaklar üzerine dik tutulur ve
parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur. (Resimde
görünüşü)
Kadınlar, secdede kollarını yanlarına
bitişik hâlde bulundururlar.
Ayaklar bitişik olarak parmaklar üzerine dik
tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde kıvrılarak yere konur.(Resimde
görünüşü)
6- “Allahü ekber” diyerek
başını secdeden kaldırıp diz üstü oturulur. Otururken, parmaklar dizlerin
hizâsına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır. Burada “Sübhânallah”
diyecek kadar kısa bir an oturulur.
Bu oturuşta erkekler, sol ayağını yere
yayarak onun üzerine oturur, sağ ayak, parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik
tutulur. (Resimde
görülüşü)
Kadınlar ise, ayaklarını yatık
olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar.(Resimde
görünüşü)
Sonra, “Allahü ekber” diyerek ikinci
defa secdeye varılır ve yine en az üç kere “Sübhâne rabbiyel-a’lâ”
denilir. (Resimde
görünüşü)
7- “Allahü ekber” diyerek
secdeden ayağa (ikinci rek’ata) kalkılır ve eller bağlanır.
İkinci rek’atte sırasıyla;
- Besmele,
- Fâtiha,
- Zamm-ı sûre okunur.
Sonra, birinci rek’atta olduğu gibi, “Allahü
ekber” diyerek rükü’a varılır ve en az üç kere “Sübhâne
rabbiyel-azîm” denilir. (Resimde görünüşü)
8- “Semi’allahü limen hamideh” diyerek
rükûdan ayağa kalkılır ve ayakta “Rabbenâ lekel-hamd” denilir.
Sonra “Allahü ekber” diyerek secdeye
varılır. Birinci rek’atte olduğu gibi yine en az üç kere “Sübhâne
rabbiyel-a’lâ” denilir.
Sonra, “Allahü ekber” diyerek
secdeden kalkılıp oturulur ve burada “Sübhânallah” diyecek kadar kısa bir
an oturulur.
Sonra, “Allahü ekber” diyerek ikinci
defa secdeye varılır ve en az üç kere “Sübhâne rabbiyel-a’lâ” denilir.
9- “Allahü ekber” diyerek
secdeden doğrulup oturulur.
Otururken, el parmakları dizlerin hizâsına
gelecek şekilde uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır. Buna ilk oturuş ya'ni kâdei
ula denir. (Resimde görünüşü)
Ettehıyyatüyü okuyup üçüncü rek’eta
kalkılır.
Üçüncü rekatte, Fatiha'yı okur, rüku ve
secdeyi yapıp, dördüncü rek'ate kalkar. Dördüncü rek'atte yine Fatiha okunur sonra
rüku ve secde yapılarak kâde-i ahıre yani son oturuşa oturulur.
Oturuşta sırasıyla;
- Ettehıyyâtü,
- Allahümme
salli,
- Allahümme
bârik,
- Rabbenâ
âtinâ...duâları okunur.
Erkekler, sol ayağını yere yayarak onun
üzerine oturur, sağ ayak parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik tutulur. (Resimde görünüşü)
Kadınlar, ayaklarını yatık olarak sağ
tarafa çıkarır ve öylece otururlar. (Resimde görünüşü)
10- Önce başını sağa çevirerek “Esselâmü
aleyküm ve rahmetullah” denir. Selâm verirken omuzlara bakılır. (Resimde görünüşü)
Sonra başını sola çevirerek sağ tarafta olduğu
gibi yine, “Esselâmü aleyküm ve rahmetullah” denilir. Böylece dört
rek’at namaz tamamlanmış olur.
Bundan sonra, üç kere "Estagfirullah"
denir, sonra, "Âyet-el-kürsî" okunur ve tesbih çekilir. Yani, otuzüç defa, Sübhânallah,
otuzüç defa Elhamdülillah, otuzüç defa Allahü ekber denir. Sonra,
Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîkeleh, lehülmülkü ve lehül hamdü ve hüve
alâ külli şey'in kadîr, denir. Bunları sessizce okumalıdır. Yüksek sesle
okumak bid’attır.
Daha sonra duâ edilir. Duâ ederken, eller göğüs
hizâsına kaldırılır. Eller göğe doğru açılarak avuçların içi yüze doğru
biraz meyilli tutulur ve iki elin arası açık bulundurlur. Dirsekler yanlara yapışık
olmaz. (Resimde
görünüşü)
Dört rek’atlı sünnetlerin ve farzların ikinci
rek’atından sonra Tehıyyat okuyup kalkılır. Sünnetlerin üç ve dördüncü
rek’atlarında Fâtiha'dan sonra, zamm-ı sûre okunur. Farzların üçüncü ve
dördüncü rek’atlarında yalnız Fâtiha okunur, zamm-ı sûre okunmaz. Akşamın
farzı da böyledir. Ya’nî üçüncü rek’atında zamm-ı sûre okunmaz. Vitrin
üçünçü rek’atında da, Fâtiha ve zamm-ı sûre okunduktan sonra tekbîr getirip
eller yanlara salınmadan erkekler iftitah tekbirinde olduğu gibi kulaklarına, kadınlar
omuz hizâsına kaldırır. Sonra "Kunut" duâları okunur.
Gayr-i müekked olan ikindinin ve yatsının önceki sünnetleri de diğer dört
rek’atlı sünnetler gibidir. Ancak, ikinci rek’attan sonraki oturmada Tehıyyattan
sonra Allahümme salli ve bârik de okunur. Ayrıca, üçüncü rek’ate ayağa
kalkıldığı zaman, birinci rek’atte olduğu gibi, Fâtiha ve zamm-ı sûreden önce Sübhâneke
ve sonra Eûzü Besmele de okunur.Yani, Eûzübillahi
mineşşeytânirracîm, Bismillâhirrahmânirrahîm, denir.
Eûzü , Eûzübillahi
mineşşeytânirracîm; Besmele, Bismillâhirrahmânirrahîm, demektir.
NAMAZLARDA OKUNAN DUALAR VE SURELER
Önemli açıklama
Kur'ân-ı kerîmi aslından okuyamayanlar için ,
ezberlemede kolaylık olması bakımından sûre ve duâların okunuşları latin harfleri
ile yazılmıştır. Ancak sûre ve duâları, kendi kendine lâtin harflerinden doğru
olarak öğrenmek mümkün olmadığından, buradan ezberledikten sonra, bunları iyi
bilen birinin ağzından, yanlışsız olarak öğrenmek gerekir. Namaz sûrelerinin
mânâsı bozulacak şekilde yanlış okunması, namazın bozulmasına sebep olur. Bu
nedenle sûre ve duâların doğru olarak ezberlenmesine dikkat edilmelidir. Mutlaka
kontrol ettirip, yanlışların düzeltilmesi gerekir.
Düzgün okunmadığında, Kur'ân-ı kerîmin
mânâsı değişerek, küfre sebep olacak mânâların çıktığı hâller de çoktur.
Meselâ Hallâk kelimesi, Hı ile okunduğunda yaratıcı, Ha ile
okunduğunda, berber mânâsına gelmektedir. Bu şekilde okunduğunda, meselâ Yasîn-i
şerîfin seksenbirinci âyet-i kerîmesindeki (Onun yarattıkları pek çoktur. O,
herşeyi bilir) ifâdesi, (O berberdir, herşeyi bilicidir) şeklini almaktadır.
Arabîdeki harflerin karşılığı latin
harflerinde yoktur. Arabîde üç tane S, üç tane Z harfi vardır. Biri
kalın Zı, ikinci ince okunan Ze, üçüncüsü Zâl'dır. Bunların
üçü ayrı ayrı söylenir. Rükü' tesbîhinde Zı ile (azîm) denir ki, Rabbim
büyüktür demektir. Eğer ince Ze ile yâni zâl ile (azîm) denilirse,
Rabbim benim düşmanımdır mânâsına gelmektedir. Kur'ân-ı kerîmi latin harfi ile
öğrenip okuyan, bu üç harfi ayıramıyacağı için namazı sahîh, geçerli olmaz.
Bunun için, her müslümanın namaz kılacak kadar
sûreleri, duâları, düzgün okumasını bilen birinden mutlaka öğrenmesi lâzımdır.
Bunları lâtin harfleri ile düzgün olarak ezberlemek mümkün değildir. Kur'ân-ı
kerîmi de mutlaka aslından okumalıdır. Aslından okunmazsa, sevap kazanalım derken,
günaha, hattâ küfre girilebilir.
Sübhâneke
Namazlarda ayakta iken okunur.
Okunduğu yerler:
1- Her namazın ilk rek’atinde, iftitâh
tekbîrinden sonra,
2- İkindi namazının sünnetinde,
üçüncü rek’ate kalkınca Fâtiha'dan önce.
3- Yatsı namazının ilk sünnetinde,
üçüncü rek’ate kalkınca, Fâtiha'dan önce,
4- Terâvih namazı dört rek’atte bir
selâm verilerek kılınıyorsa, üçüncü rek’ate kalkıldığı zaman, Fâtiha'dan
önce.
5- Cenâze namazında, birinci tekbîrden
sonra.
Okunuşu:
Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük ve
teâlâ ceddük (ve celle senâük) ve lâ ilâhe gayrük.
"ve celle senâük" sadece
cenâze namazında okunur. Diğer zamanlarda okunmaz.
Ettehıyyâtü
Okunduğu yerler:
Namazların her oturuşunda okunur.
Okunuşu:
Ettehıyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibât. Esselâmü aleyke
eyyühen-Nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh, Esselâmü aleynâ ve alâ
ibâdillâhis-Sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden
abdühü ve Resûlüh.
Allahümme
Salli ve Allahümme Bârik
Okundukları yerler:
1- Bütün namazların son oturuşlarında
Ettehıyyâtü'den sonra,
2- İkindi namazının sünneti ile
yatsının ilk sünnetinin birinci oturuşunda Ettehıyyâtü'den sonra.
3- Cenâze namazında ikinci tekbîrden
sonra.
Okunuşu:
Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ
İbrâhime ve alâ âli İbrâhim. İnneke hamîdün mecîd.
Okunuşu:
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte alâ
İbrâhime ve alâ âli İbrâhim. İnneke hamîdün mecîd.
Rabbenâ
âtina:
Okundukları yerler:
1- Namazlardaki oturuşlarda Allahümme salli
ve Allahümme Bârik'ten sonra,
2- Kunut dûasını bilmeyen, vitir
namazında onun yerine “Rabbenâ âtinâ” âyetini okuyabilir.
3- Cenâze namazında üçüncü tekbîrden
sonra okunacak duâları bilmeyen, bunların yerine yine “Rabbenâ âtinâ” ayetini
duâ niyetiyle okuyabilir.
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid’dünyâ haseneten ve fil’âhıreti haseneten ve
kınâ azâbennâr.
Kunut Duâları:
Vitir namazının üçüncü rek’atinde Fâtiha ve
sûre okunduktan sonra eller yukarı kaldırılıp tekbîr alınır ve eller tekrar
bağlanınca Kunut dûaları okunur.
Okunuşu:
Allahümme innâ nesteînüke ve nestagfirüke ve
nestehdîke ve nü’minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî
aleykel-hayra küllehü neşküruke ve lâ nekfüruke ve nahleu ve netrukü men yefcüruk.
Allahümme iyyâke na’büdü ve
leke nüsallî ve nescüdü ve ileyke nes’â ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ
azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık.
Namazlarda
okunan bazı sûreler (zamm-ı sûre):
Fâtiha Sûresi:
Okunuşu:
Elhamdü lillâhi rabbil’âlemîn. Errahmânirrahîm. Mâliki
yevmiddîn. İyyâke na’büdü ve iyyâke neste’în. İhdinas-sırâtal müstekîm.
Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayrilmagdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Fil
Sûresi:
Okunuşu:
Elem tera keyfe fe’ale rabbüke bieshâbilfîl. Elem yec’al
keydehüm fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min
siccîl. Fece’alehüm ke’asfin me’kûl.
Kureyş
Sûresi:
Okunuşu:
Liîlâfi Kureyşin. Îlâfihim rihleteşşitâi
vessayf. Felya’büdû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et’amehüm min cû’in ve âmenehüm
min havf.
Mâûn
Sûresi:
Okunuşu:
Era eytellezî yükezzibü biddîn.
Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm ve lâ yehuddu alâ ta’âmilmiskîn. Feveylün
lilmusallîn. Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn. El-lezîne hüm yürâûne. Ve
yemne’ûnelmâûn.
Kevser
Sûresi:
Okunuşu:
İnnâ e’taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar.
İnne şânieke hüvel’ebter.
Kâfirûn
Sûresi:
Okunuşu:
Kul yâ eyyühelkâfirûn. Lâ a’büdü mâ
ta’büdûn. Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd. Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm. Ve
lâ entüm âbidûne mâ a’büd. Leküm dînüküm veliye dîn.
Nasr
Sûresi:
Okunuşu:
İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse
yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestagfirh, İnnehü kâne
tevvâbâ.
Tebbet
Sûresi:
Okunuşu:
Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebbe. Mâ agnâ
anhü mâlühû ve mâ keseb. Seyaslâ nâren zâte leheb. Vemraetühû hammâletelhatab.
Fî cîdihâ hablün min mesed.
İhlâs
Sûresi:
Okunuşu:
Kul hüvallâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid
ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Felâk
Sûresi:
Okunuşu:
Kul e’ûzü birabbilfelak. Min şerri mâ
halak. Ve min şerri gâsikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min
şerri hâsidin izâ hased.
Nâs
Sûresi:
Okunuşu:
Kul e’ûzü birabbinnâsi. Melikinnâsi.
İlâhinnâs. Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi.
Minelcinneti vennâs.
Âyet-el Kürsî
Okunuşu
Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm.
Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd.
Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm
velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti
vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.
RESİMLERLE NAMAZ ABDESTİNİN ALINIŞI
1- Abdest
almaya hazır hâle gelinir. Bunun için önce kollar dirseklerin yukarısına
kadar sıvanır; çoraplar çıkartılıp paçalar sıvanır, sonra, “Niyet ettim
Allah rızâsı için abdest almaya” diye niyet edilir ve Eûzü Besmele çekilir.
Yâni,“Eûzü billâhi mineşşeytânirracîm, Bismillâhirrahmânirrahîm”
denir. (Resimde
görünüşü)
2- Eller
bileklere kadar üç kere yıkanır. Parmak aralarının yıkanmasına dikkat edilir.
Parmaklarda yüzük varsa oynatılıp altının yıkanması sağlanır. (Resimde görünüşü)
3- Ağız
ve burun yıkanır. Bunun için sağ avuç ile ağza üç kere ayrı ayrı su
alınıp her defasında iyice çalkalanır. Sonra, sağ avuç ile buruna üç kere ayrı
ayrı su çekilir ve sol el ile sümkürülerek burun temizlenir. (Resimde görünüşü)
4- Yüz
yıkanır. Alında saç bittiği yerden itibaren kulakların yumuşağına ve çene
altına kadar yüzün her tarafı üç kere yıkanır. (Resimde görünüşü)
5- Kollar
yıkanır. Önce sağ kol dirseklerle beraber üç kere yıkanır. Yıkarken kolun
her tarafı, kuru bir yer kalmayacak şekilde iyice ovulur. Sonra sol kol dirseklerle
beraber üç kere yıkanır. Yıkarken kolun her tarafı, kuru bir yer kalmayacak şekilde
iyice ovulur. Musluk az açılırsa, israf olmaz. (Resimde görünüşü)
6- Baş mesh
edilir. Sağ el yeni bir su ile ıslatıldıktan sonra elin içi ve parmaklar
başın üzerine konularak bir kere meshedilir. Eller ıslatılarak sağ elin şehâdet
veya küçük parmağı ile sağ kulağın içi, baş parmağı ile de kulağın dışı;
sol elin şehâdet veya küçük parmağı ile sol kulağın içi, baş parmağı ile de
kulağın arkası meshedilir. Kalan üç parmağın dışı ile de boynun arkası
meshedilir. (Resimde
görünüşü)
Kaplama mesh
Başın dörtte birini meshetmekle farz yerine gelir, abdest sahîh
olur. Ancak, kaplama mesh sünnet olduğu için, kaplama mesh yapılırsa sünnet sevâbı
da alınmış olur.
Bunun için şu şekilde yapılırsa kaplama mesh yapılmış olur:
Önce iki el ıslatılıp, iki elde de, üç bitişik ince parmak birbirine
yapıştırılıp, iç tarafları, başın önünde, saçların başlangıcına konmak
üzere iki el başa konur. İki elin bu üç parmağının uçları, birbirine
dokunmalıdır. Baş ve şehâdet parmakları ve avuç içleri havada olup, başa
dokunmaz. İki el, arkaya doğru çekilerek, üçer parmak, başı mesh eder. Eller,
arkadaki saç kenarına gidince, üçer parmak, baştan ayrılıp, iki elin avuç içleri,
kafanın yan tarafındaki saçlar üzerine yapıştırılıp, arkadan öne çekilerek,
başın yan tarafları da meshedilir. Sonra şehâdet parmakları kulakların iç
tarafına ve baş parmakların iç yüzü, kulak arkasına konup, kulaklar yukarıdan
aşağı meshedilir. Sonra, diğer üç parmakların dış yüzleri enseye konup, ensenin
ortasından, iki tarafına doğru çekilerek meshedilir. (Resimde görünüşü)
7- Ayaklar
yıkanır. Sağ ayak üç kere topuklarla beraber yıkanır. Yıkamaya parmak
uçlarından başlanır ve parmak araları hilâllenerek iyice temizlenir. Hilâlleme, sol
elin küçük parmağı ile sağ ayağın küçük parmağından başlanıp diğer parmak
aralarına sokulup temizlenerek yapılır.
Sol ayak da üç kere topuklarla beraber yıkanır. Yıkamaya parmak
uçlarından başlanır ve parmak araları sağ ayakta olduğu gibi hilâllanarak iyice
temizlenir. (Resimde
görünüşü)
Abdestte her uzvu yıkarken abdest duâlarını bilmeyen “Kelime-i
şehâdet” okur.
(Abdest ile ilgili geniş bilgi için, "Namazın dışındaki şartlar" bölümüne bakılmasını tavsiye ederiz)
Not: 1-Sadece abdest uzuvlarını yâni yüz, kollar ve
ayaklar yıkanıp, baş meshedilirse bir kere yıkamakla da abdest alınmış olur.
Meselâ, vakit çok az olduğu zamanlarda böyle yapılabilir. Ancak normal zamanlarda
yukarıda târif edildiği şekilde sünnete uygun alınırsa, sünnet sevâbı da
alınmış olur. Çok iyi olur.
Sünnet üzere Gusletmek
Sünnet üzere gusül abdesti almak için, önce,
temiz olsa da iki eli ve avret yerini yıkamalıdır. Sonra bedeninde necâset varsa
buraları yıkamalı, bilâhare tam bir abdest almalı, yüzü yıkarken Allah rızası
için gusle niyet etmelidir. Sonra bütün bedene üç def'a su dökmelidir. Önce üç
def'a başa, sonra sağ omuza, sonra sol omuza dökmeli, her döküşte, o taraf tamamen
ıslanmalıdır.
Gusül abdesti almak çok
kolaydır: Şöyle ki, duşun altına girip, ağzına, burnuna
su verip bütün vücudunu baştan ayağa yıkayan, ıslatan gusletmiş olur. Meselâ
yazın, denize dalıp, çıkarken de ağzına burnuna su alan gusletmiş olur. Bu kadar
kolaydır.
Teyemmüm Nasıl Yapılır?
1- Önce cünüplükten veya abdestsizlikten
temizlenmek için niyet edilir.
Teyemmüm ile namaz kılabilmek için, yalnız
teyemmüme niyet etmek yetişmez. İbâdet olan bir şeyi, meselâ, cenâze namazı,
secde-i tilâvet yapmak için veya abdest için veya gusül için teyemmüm etmeye niyet
lâzımdır.
Teyemmüme niyet ederken, abdest ile guslü
ayırmaya lüzum yoktur. Abdest için niyet etmekle, cünüplükten de temiz olunur.
Cünüplükten temizlenmeye niyet edilen teyemmüm ile namaz kılınabilir. Abdest için
ikinci teyemmüme lüzum yoktur.
2- İki kolu dirseklerinden yukarı sıvalı
olarak, iki elin içini temiz toprağa, taşa, toprak veya kireç sıvalı duvara sürüp,
en az üç parmağı değmek üzere, iki avucu ile yüzünü bir kere mesh etmek, ya’nî
sığamak. Eli, yüzünün iğne ucu kadar yerine değmezse, teyemmüm yapılmış olmaz.( Resimde
görünüşü)
Yüzü tam mesh edebilmek için, avuçlar açık ve
dört parmak birbirlerine yapışık ve iki elin ikişer uzun parmaklarının uçları
birbirlerine değmiş olarak, avuç içleri saç kesimine koyup, çeneye doğru yavaşça
indirilir. Parmaklar yatay vaziyette alnı, göz kapaklarını, burnun iki yanını ve
dudakların üzerlerini ve çenenin yüz kısmını iyice sığamalıdır. Bu esnada avuç
içleri de yanakları sığar.
3- İki avucu tekrar toprağa sürüp,
birbirine çarparak, tozu toprağı silkeledikten sonra, önce sol elin dört parmağı
içi ile, sağ kolun alt yüzünü, parmak ucundan dirseğe doğru sığayıp sonra, kolun
iç yüzünü, sol avuç içi ile, dirsekten avuca kadar sığamak ve sonra sol baş
parmak içi ile, sağ baş parmak dışını sığamaktır. Yüzüğü çıkarmak
lâzımdır. Sonra, yine böyle sağ el ile, sol kol sığanır. El ayasını toprağa
sürmek lâzımdır. Toprağın, tozun elde kalması lâzım değildir.(Resimde
görünüşü)
Abdest ve gusül için teyemmüm aynıdır.
BEŞ
VAKİT NAMAZIN
KILINIŞININ TABLO OLARAK GÖSTERİLMESİ |