KAZÂ VE KADERE İNANMAK
Îmânın altıncı
şartı, hayır ve şerrin Allahtan
olduğuna inanmaktır.
Amentüdeki, "Ve bil-kaderi hayrihi ve
şerrihi minallahi teâlâ" demek, "Hayır ve şer, iyilik ve kötülük,
olmuş ve olacak şeylerin cümlesi, Allahü teâlânın takdîriyle, ya'nî ezelde
bilmesi ve dilemesi ve vakitleri gelince yaratması ile ve levh-i mahfûza yazmasıyla
olduğuna inandım, îmân ettim. Kalbimde, aslâ şek ve şüphe yoktur." demektir.
Bu, kazâ kadere inanmak demektir.
Kazâ, kader, ya'nî alın yazısı, bir insanın
doğumundan, ölümüne kadar, başına gelecek, işlerdir. Kazâ da, bu işlerin başa
gelmesidir.
Amentünün sonundaki, Kelime-i şehâdetin kısaca
ma'nâsı da şöyle:
"Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü
enne Muhammeden abdühü ve resûlüh" demek, "Ben şehâdet ederim ki, Allahü
teâlâdan başka ilâh yoktur ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O'nun
kulu ve resûlüdür" demektir. |