| 1- Yumuşak söylemek, tevâzû
etmek. Öf bile dememek. Hak teâlâ buyuruyor ki: (Biz
insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik.) [Ahkâf 15]
(Rabbin, yalnız kendisine kulluk etmenizi,
ana-babanıza da iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında
yaşlanırsa, kendilerine öf bile deme; ağır söz söyleme, onlarla yumuşak ve tatlı
konuş, onlara acı, tevâzû kanadını gerip "Rabbim, küçükken beni
yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et" diye duâ et.) [İsrâ 23,
24]
2- Konuşurken sesini, onların sesinden yüksek
çıkarmamak. Eshâb-ı kirâm Peygam efendimizin yanında olduğu gibi, ana-babalarının
yanında da yavaş konuşurlardı. Kurân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki:
(Ey inananlar, seslerinizi, Peygamberin sesini
bastıracak şekilde yükseltmeyin!) [Hücurât 2]
(Sesini alçalt, bil ki, seslerin en çirkini merkep
sesidir.) [Lokman 19]
3- Yanlarında çok konuşmamak, edebi aşmamak.
Başkalarının yanında bile çok konuşmak uygun değildir. Hadîs-i Şerîflerde
buyuruldu ki:
(En zararlı şey, çok konuşmaktır.) [Deylemî]
(Çok konuşmak kalbi karartır. Kalbi kararan da
Allahü teâlâdan uzaklaşır.) [Beyhekî]
Ana-baba, bildiğimiz şeyleri de anlatsa, (yine aynı
şeyler mi) dememek, hiç duymamış gibi can kulağı ile dinlemek lâzımdır.
4- Kaba, dokunaklı ve argo söz söylememek.
(Çirkin konuşana Cennet harâmdır.) [Ebû
Nu'aym]
(Çirkin sözlü olmak hayâsızlıktan ve
münâfıklıktandır.) [Beyhekî]
(Çirkin konuşan ve hayâsı az olan, mü'min-i
kâmil [imânı kuvvetli] değildir.) [Buhârî]
İki kardeşi olan biri, öteki kardeşini kastedip
(Oğlun şunu yaptı. Ben yapsam kıyâmeti koparırdınız) veya (Anne torunu tepene
çıkartıyor, çok şımartıyorsun. Söz dinletemiyoruz) gibi sözlerle ana-babayı
üzmemelidir! Çocuklarını ana-babanın yanında dövmemeli, azarlamamalıdır! Böyle
şeyler ana-babayı üzer.
5- Hanımını onlardan üstün tutmamak.
Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Hanımını anasından üstün tutana la'net olsun!
Bunun farz ve diğer ibâdetleri kabûl olmaz.) [Şir'a]
6- İsimleri ile çağırmamak, sözlerini
kesmemek, sözlerinin arasına girmemek. Bilgiçlik taslamamak. Ana-baba yanlış da
söylese, öyle değil diyerek itirâz etmemek.
7- Ana-babanın arasını açacak söz ve
hareketlerden uzak durmak. Ana-baba ile oğul veya kızın arasını açacak işlerden
uzak durmak. Gelinleri, ana-baba ile oğullarının arasını açacak sözlerden uzak
tutmalıdır! Peygamber efendimiz, (Ana ile oğulun arasını açana la'net etsin)
buyurmuştur. (Gunye)
8- Konuşurken, yap, yapma gibi ifâdeler
kullanmamak. Yapar mısın gibi ricâda bulunmalıdır! Ana-babası günâh işliyen
çocuk, bunlara bir defa nasîhat eder. Kabûl etmezlerse, susar. Onlara duâ eder!
9- Hayır duâlarını almak. Ana-baba duâsını
ganîmet bilmek. Hadîs-i Şerîflerde buyuruldu ki:
(Üç kişinin duâsı kabûl olur. Ana-baba, mazlûm
ve misâfirin duâsı.) [Tirmizî]
(Ana-babanın duâsı, ilâhî hicâba ulaşır,
duâları kabûl olur.) [İbni Mâce]
10- Bedduâlarını almamak. Hadîs-i
şerîflerde buyuruldu ki:
(Ana-babanın çocuğuna ve mazlûmun zâlime olan
bedduâları, reddolmaz.) [Tirmizî]
(Kendinize, evlâdınıza ve malınıza bedduâ
etmeyin! Duâların kabûl olduğu bir saate rastlar da bedduânız kabûl olur.) [Müslim]
Ana-baba çağırdığı zaman herhangi bir işle
uğraşırsan, hemen onu terkedip, derhal ana-babanın emrine koş! Anan-baban sana
kızıp bağırırsa, onlara sen birşey söyleme! Ananın-babanın duâsını almak
istersen, sana emrettikleri işleri çabuk ve güzel yapmaya çalış! Bu işini
beğenmeyip sana gücenmelerinden ve bedduâ etmelerinden kork! Sana darılır iseler,
onlara karşı sert söyleme! Hemen ellerini öperek gazablarını teskîn et!
Ananın-babanın kalblerine geleni gözet! Çünkü senin saâdet ve felâketin, onların
kalblerinden doğan sözdedir. Anan-baban hasta ise, ihtiyâr ise, onlara yardım et!
Saâdetini onlardan alacağın hayır duâda bil! Eğer onları incitip, bedduâlarını
alırsan, dünya ve âhiretin harâb olur. Atılan ok tekrar geri yaya gelmez. Onlar
hayatta iken, kıymetini bil! |