Önsözİnsanlığı ve bütün âlemleri büyük bir hikmet ve gâye ile yaratan Allâhü Teâlâ’ya sonsuz hamd ü senâlar olsun. Kâinata en büyük rahmet,
en büyük şefaatçı ve en büyük Peygamber Muhammed Mustafâ sallallâhü aleyhi
ve sellem’e, O’nun âline, ashâbına ve bütün O’na tâbi olanlara salât ve
selâmlar olsun. Bu mevzuda yazılmış küçük-büyük birçok “İlmihal” kitapları vardır. Bununla beraber, müslüman bir çocuğun temel mes’eleleri kolayca belleyip, hatırında tutabilmesine yardımcı olmak gâyesiyle bu “İlmihal”i hazırlamayı uygun bulduk. H.A. Mühim HatırlatmaMuhterem okuyucu, Elinizdeki eserde bazı sûre, âyet, ve duâlara yer verilmiş ve bunların latin harfleri ile de okunuşları konulmuştur. Bu, İslâm harflerini bilmeyenlerin, ezberlemelerine yardımcı olmak içindir. Yoksa latin harfleri ile doğru olarak ezberlemek mümkün değildir. Bu harflerle ezberleyenler, mutlaka bir hocadan düzgün okunuşu öğrenmelidirler. Sureler Türkçelerinden okunduğu zaman aşağıdaki işaretlere dikkat edilmesi zarûrîdir: âa:
a harfi ince bir şekilde çekerek okunacak, DinDin: Akıl sahiplerini kendi arzu ve istekleriyle dünya ve âhirette saâdet ve selâmete ulaştıran ilâhi bir nizamdır. Allâhü Teâlâ hazretleri, ilk insan ve ilk peygamber Âdem (aleyhisselâm)'dan itibaren insanlara peygamberleri ile dinlerini bildirmiş olup bu dinler esas itibarı ile İslâmdır. Bu ilahi dinlerin sonradan bozulup asılları kaybolduğu için Cenâb-ı Hakk, Peygamberimiz (a.s.) vasıtasiyle hakîki dinlerin en sonuncusu ve en mükemmeli olarak bu günkü İslâm dinini bildirmiştir. İslâm dinine inanan kimseye müslüman denir. Biz de Elhamdülillah müslümanız. ŞerîatŞerîat, din manasına geldiği gibi dinin, ibâdet ve muâmelelere ait hükümlerine de şerîat denir. ÎmanÎman, Peygamber Efendimiz (s.a.v) in Hazret-i Allâh tarafından getirip tebliğ buyurduğu hususların tamamını kabul ve tasdik etmektir. İman, bu tasdikten ibarettir. Fakat kişinin, hayatında ve ölümünde kendisine müslüman muâmelesi yapılması için kelime-i şehâdeti dili ile söyleyip kalbi ile tasdik etmesi şarttır. İmanın şartları altıdır. Bu altı şart aşağıda Arapça aslını ve tercümesini göreceğimiz Âmentü'de açıklanmıştır. „Âmentü billâhi ve melâaiketihî ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi hayrihî ve şerrihî mine'llâhi teâlâ ve'l-ba'sü ba'de'lmevti hakkun eşhedü en lâa ilâhe illallâah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.“ Mânâsı: „Ben Allâhü Teâlâ'ya ve onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere; hayır ve şerrin Allâhü Teâlâ'nın yaratmasıyla olduğuna inandım. Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben şehâdet ederim ki, Allâhü Teâlâ'dan başka ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed (s.a.v.) onun kulu ve Peygamberidir.“ İmanın Şartları
İmanın bu altı şartından birini kabul etmeyen, hepsini inkâr etmiş sayılır. Meselâ, imanın beş şartını kabul edip, âhirete inanmayan kimse müslüman olamaz. Allâhü Teâlâ'ya İmanÎmanın altı şartından birincisi, Allâhü Teâlâ'ya imân etmektir. Şöyle ki; Allâhü Teâlâ vardır. Onun zâtı, bütün kemâl sıfatları ile muttasıf (Yani, bütün güzelliklere eksiksiz olarak sahip), bütün noksan sıfatlardan münezzeh ve uzaktır. Hz. Allâh'ın sıfatları, sıfât-ı zâtiyye ve sıfât-ı sübûtiyye olmak üzere iki kısımdır. Sıfât-ı ZâtiyyeHz. Allâh'ın Sıfât-ı Zâtiyyesi 6'dır:
Sıfât-ı SubûtiyyeAllâhü Teâlâ'nın Sıfât-ı Sübûtiyesi sekizdir:
Meleklere İmanÎmanın ikinci şartı meleklere
inanmaktır. Dört Büyük Melek
Ayrıca her insanda, vazifeli 384 melâike vardır. Bunlardan, Kirâmen Kâtibîn ve Hafaza melekleri insan ne yaparsa onu yazmakla vazifelidirler. Kitaplara İmanÎmanın üçüncü şartı kitaplara inanmaktır. Cenâb-ı Hakk, kendi irâdelerini, emirlerini, nehiylerini, hikmetlerini kullarına bildirmek için zaman zaman peygamberlerine kitaplar indirmiştir. Bu kitapların tamamına ilâhî kitaplar denir. Cebrâil (a.s.) vâsıtası ile peygamberlere vahiy olarak gönderilen kitap ve suhufun (sayfaların) adedi 104'tür. Suhuf (Sayfalar)10 Suhuf, ÂDEM aleyhisselâm'a, Kitaplar
Peygamberlere İmanÎmanın dördüncü şartı peygamberlere inanmaktır. Peygamberler, Cenâb-ı Hakk'ın, şerîatını, emirlerini, yasaklarını, haberlerini kullarına bildirmek için gönderdiği müstesna zatlardır. Peygamberler insanları, Allâh'a şirk koşmak ve puta tapmak gibi dalâletlerden kurtarmaya, inananları hem dünyada hem de âhirette saâdete erdirmeye vesiledirler. İnsanların akılları gerçek kurtuluş yolunu bulmakta yetersiz olduğundan Hazreti Allâh, kullarının ebedî saadeti için peygamberler göndermiştir. Peygamberler, Allâh tarafından mûcizelerle kuvvetlendirilmişler; Allâh'ın izni ile bir çok hârikulâde yani eşi görülmemiş ve olamaz diye bilinen şeyler, onların elinde kolayca olmuştur. İlk insan ve ilk peygamber Âdem aleyhisselâm'dır. İşte bunun içindir ki, yaratılışı itibariyle üstün bir varlık olan insanın, aslı, bazı yanlış düşünenlerin iddiâ ettiği gibi maymun değil; yine insandır. Esasen “İnsanın aslı maymundur” diyenlerin bu bâtıl iddiâsını asrımızın inkişaf eden ilmi ve fenni de kökünden çürütmüştür. Hiç şüphesiz bilinmelidir ki, bizim aslımız maymun değil; Cennetten gelme, tertemiz, Hazreti Âdem ile Hazret-i Havvâ'dır. Peygamberlerin SıfatlarıPeygamberler hakkında bilinmesi vâcip ve zarûri olan sıfatlar beştir.
Bizim Peygamberimizin diğer peygamberlerden ayrı beş vasfı daha vardır:
Kur'an'da İsimleri Geçen PeygamberlerHazret-i Âdem aleyhisselâmdan Peygamberimize kadar bir rivâyete göre 124 bin, diğer bir rivâyete göre ise 224 bin peygamber gelmiştir. Bunlardan ancak 28 tanesinin isimleri Kur'ân-ı Kerim'de zikredilmiştir. Kur'ân-ı Kerim'de adları geçen ve bilinmeleri vâcip olan peygamberlerin mübârek isimleri şunlardır:
28. Hazret-i Muhammed. (Aleyhimüsselam) * Bu üç mübârek zâta evliya diyenler de vardır. |